Saglık Rehberi

Glokom

GLOKOM (KARASU HASTALIĞI) görme sinirinde ilerleyici tahribat yapan, sinsi karakterde yıllarca sessiz sedasız ilerleyen ve körlüğe kadar götürebilen, genellikle göz TANSİYONU yüksekliğiyle seyreden kronik bir hastalıktır.
Göz içi basıncı (tansiyonu) bazen normal dediğimiz sınırlar içinde olmasına rağmen kişi yine de "glokom hastası" olabilir. Glokom, çoğu kez hiçbir belirti vermez, sadece az sayıdaki bazı hastalarda şiddetli ağrı, kusma, kızarıklık ve görme azalması tablosuyla acil bir hastalık olarak karşımıza çıkabilir. Glokom hastalığında oluşmuş hasar düzeltilemez; ancak zamanında tedavi ile gelecekteki hasarları önlemek mümkün olabilir.

Gözün içinde "hümör aköz" denilen bir sıvı vardır. Bu sıvı sürekli olarak salgılanır, göz içindeki damarsız yapılar olan lens ve korneanın beslenmesini ve metabolizmasını sağlar ve "trabekülüm" denilen bölgeden göz dışına çıkarak tekrar kan akımına karışır. Hümör aközün salgılanması ve boşaltılası hep bir denge içindedir ve gözde gün boyu hafif değişkenlikler gösteren bir basınç sağlar. Hümör aközün salgılanamaması gözün sönmesine, göz dışına yeterince veya hiç çıkamaması ise göz içinde birikime ve basınç artışına yol açar. Normal göz içi basıncı genellikle 6-21 mmHg ( milimetre civa) arasıdır ve gün boyu değişkenlik gösterir. Gün içinde 5 mmHg veya daha fazla basınç farkı olması glokom şüphesi uyandırır. Gözün göz içi basıncına dayanıklılığı kişiden kişiye farklılık gösterebilir. Bazı gözlerde normal sayılan değerler bile glokom hasarı yapabilirken 'ki bunlara normal tansiyonlu glokom' diyoruz, bazı kişilerde ise yüksek sayılan 22-26mmHg göz içi basınçları bile göze hiç zarar vermeyebilir ki bunlara da "oküler hipertansiyon" denir.
Glokom teşhisi ve tedavisi: Teşhis koyabilmek için detaylı göz muayeneleri, göz tansiyonu ölçümleri, kornea kalınlığı ölçümü (pakimetri), OCT, HRT gibi çeşitli görüntüleme yöntemleri, görme alanı incelemeleri gibi testlerden yararlanılır. Ayrıca hastaların takibi sırasında da zaman zaman bu testlerden istifade edilir.Glokomda; yaşa göre, hangi nedenden olduğuna göre ya da oluşum mekanizmasına göre çeşitli sınıflamalar mevcuttur.
Doğumsal Glokom; Ortalama 10 bin doğumda bir görülür. Glokomlu bebeklerde göz içi basıncı yükselince kornea saydamlığını yitirip buğulanır, göz yaşarmaya başlar. Bu belirtiler anne babanın ilgisini çeker, çekmelidir. 3 yaşından önce göz içi basıncı artmış ve bu durum fark edilmemişse göz büyümeye başlar. Bu durum tek taraflıysa rahatça tanınır, çift taraflıysa tanı gecikebilir. Bu tip glokomlarda tedavi hemen her zaman cerrahidir.
Açık açılı olarak adlandırılan glokomlar yüksek basınçlı ya da normal basınçlı olabilir. En sık görülen tipi yüksek göz içi basınçlı olanıdır. Toplumda yaklaşık %2-2,5 oranında görülür ve hastaların yarısından çoğu durumunun farkında değildir. Tedavisiz bırakıldığında yıllar içinde sinsi bir şekilde retinanın sinir liflerini tahrip etmeye başlar ve zamanla gözü kör edebilir. Sinir lifi tahribatı çeşitli görüntüleme yöntemleri ve görme alanı incelemeleriyle takip edilir. Ailede glokom olması, miyopluk, diyabet ve hipertansiyon bu tip glokom için risk faktörüdür.
Normal basınçlı açık açılı glokomda ise göz içi basıncı genel olarak normal kabul edilen sınırlar içindedir, yani 22 mmHg'yı aşmaz. Bu gözlerin görme siniri lifleri normal sayılan göz içi basınçlarına dahi dayanamamaktadır. Migren ve Reynaud fenomeni (soğukta parmakları çok üşüyüp moraranlar), tansiyonu gece çok düşen kişiler normal tansiyonlu glokom için risk faktörü taşırlar. Asya ırkında bu tip glokom daha sık gözlenir. Özellikle yaşlılıkta sıktır.
Kortizon kullanımı, travma, inflamasyon ve bazı özel göz durumları ise ikincil etkiyle açık açılı glokoma neden olabilir.
Açık açılı glokomda amaç göz içi basıncını azaltarak sinir lifleri tahribatını engellemektir. Oldukça etkiki damla tedavileri günümüzde mevcuttur ve tıbbi tedaviye görme sinirindeki tahribat durdurulabildiği sürece devam edilir. Tedaviye rağmen hasar artıyorsa cerrahi müdahale yapılır. Ayrıca takip güçlüğü olan, ilaç kullanımında veya kontrole gelişte ihmalkar davranan kişilerde göz uzmanı erkenden glokom ameliyatı yapmak gereğini duyabilir. Açık açılı glokomların ameliyatında hümör aközün gözü rahatça terk etmesini sağlayacak bir kanal açılır. Lazer uygulanması da glokom tedavi seçenekleri içindedir. Seçilecek yöntem hastadan hastaya değişebilir.
Op. Dr Kemal Turgay ÖZBİLEN
Göz Hastalıkları Uzmanı / Özel DEFNE hastanesi ANTAKYA